Zamanın Tozu

iyiturk.org’la iyi seyirler…

Filmin Yönetmeni :Theodoros Angelopoulos
Oyuncular :Willem Dafoe, Bruno Ganz, Michel Piccoli
Vizyon Tarihi :4 Aralık 2009
Yorum:Dünyaca ünlü yönetmen Theodoros Angelopoulos’un sunuduğu üçlemenin ikici filmi Zamanın Tozu uzun bir zaman diliminden sonra sinema severler ile buluşuyor.Başrollerini Willem Dafoe ve Bruno Ganz’ın yaptığı bır dram filmi.İYİ SEYİRLER…

Son yıllarda 20. yüzyıla damgasını vurmuş olayları konu alan film zaman içinde geçen bir yolculuğu anlatıyor. Üçlemenin ilk filmi Ağlayan Çayır’dan sonra Zamanın Tozu filminin de büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Angelopoulos’un son üçlemesinin ikinci filmi olan “Zamanın Tozu” filmin başlığı gibi “zaman” kavramı üzerine bir film.
William Dafoe’nun canlandırdığı yunan asıllı yönetmen, annesi Eleni (Irène Jacob) ve babası Spyro’nun (Michel Piccoli) gerçek hayatlarından yola çıkarak büyük bir aşk hikâyesini filme alma çabası içindedir. Bu arada yıllar sonra annesi ve babası memleketlerine dönmeden önce Berlin’e kendisini ziyarete gelirler. Yönetmenin filmle ilgili çalışmalarını izlerken annesi ve babasının aşkının yanı sıra, Eleni’nin Spyro’ya kavuşmadan önce bir dönem hayatını paylaştığı Jacob (Bruna Granz) ile olan birlikteliğine de tanık oluruz. Nitekim bir süre sonra Jacob da onlara son bir kez veda etmek için Berlin’e gelir.
Ailesinin yaşadığı ve uzun bir zaman dilimine dayanan bu tutkulu birliktelik aynı zamanda geri planda tarih içinde gerçekleşen önemli olayları da barındırır, çünkü Eleni ve Spyro’nun birlikteliğini dönemin tarihi olayları fazlasıyla etkilemiştir. Böylece izleyici bu üçlünün serüvenine tanıklık ederken aynı zamanda da kendini Stalin dönemi, Vietnam Savaşı, Berlin Duvarının yıkılışı ya da 21. yüzyılın başlangıcının da yer aldığı uzun bir zaman yolculuğunun da içinde bulur. Film ilerledikçe bu üç karakterin yollarının nasıl ayrıldığına ve zaman içinde birbirlerini nasıl geri bulduklarına tanıklık ederiz. Hikâye esasen hayatının son anına kadar aynı kadını seven iki adam ve her iki adamı da seven Eleni’nin hayat serüvenlerini anlatıyor. Film boyunca yönetmen bizi zaman içinde bir ileri bir geri götürmekle kalmıyor aynı zamanda mekân mekân gezdiriyor da: Sibirya, Kazakistan, Roma, Berlin…
Burada aslında yönetmen karakterinin hazırlamakta olduğu film ile bizim izlediğimiz filmin hikâyesi birbirinin içine geçiyor. Yönetmenin geçmişe yönelik anıları ve filminin devamı için öngördüğü sahneler ile gerçekte yaşanalar arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Böylece gerçeklik, hatıra, ya da geleceğe yönelik umutlar birbirinin içinde kaybolup gidiyor. Angelopoulos bu yöntemle zaman ve mekân kavramlarının sınırlarını siliyor adeta. Hikâyeler de, zaman kavramı da giderek karışıyor ve geride sadece geçmiş zamanın üzerine toz gibi yağan kar ve yarının umutlarını bırakıyor. Film boyunca flashback’lerle desteklenen sahneler ve Angelopoulos’un kendine has imzası sayılan uzun plan sekanslar filmin muhakkak ki en etkileyici sahneleri. Ancak hikâyedeki durağanlığa hazırlıklı gitmekte fayda var.Alıntı..

Etiketler: , ,

Yorum yapın